Sitene Ekle    |    Ana sayfam yap    |    Favorilere ekle
09 Eylül 2010 Perşembe - 22:00

En çok okunanlar
Erdoğan'dan canlı yayında müjde
Liderler bayram namazını nerede kıldı?
İmamı öldürüp kahkaha atmışlar!
O ses Okyanus ötesinden duyuldu!
Suudiler bayramı Cuma günü başlatacak
O şok görüntüye açıklama geldi
Bu da PKK'lı atamanın belgesi
Erdoğan bilinmeyen 8 sırrını açıkladı
Şok ses kaydı için düğmeye basıldı
30 Ağustos protokolüne Başbakan ayarı
Tıkla, nerede oy kullanacağını öğren
Bilal Erdoğan'dan referandum yorumu
Ordu, YAŞ'ta yapamadığını şimdi yaptı
'Bi bayramda bi de seyranda'
Türk uçağı büyük tehlike atlatmış

Günlük E-Bülten için
E-Mail adresiniz


Ekle    Kaldır




 
Kulis   Önceki Haber     |     Sonraki Haber       |      ANA SAYFA
Hızlı Yazdır! Hızlı Yazdır      Arkadaşına Gönder! Arkadaşına Gönder   
Yazı boyutunu:    

  Ahmet Altan komutanları topa tuttu!

   Kaynak: Taraf / Tarih/Saat: 30 Temmuz 2010, 12:29:12 / Link : www.taraf.com.tr

Haberi paylaş :

Taraf başyazarı Ahmet Altan, bugünkü yazısında Ordu ve generallere sert çıktı: Siz nasıl ordusunuz, nasıl generalsiniz?

Taraf başyazarı Ahmet Altan, Emniyet'in "PKK Tekeli Taburu'nu yarın basacak" istihbaratına rağmen gerekli önlem alınmadığı için 11 askerin şehit olması iddiasından hareketle oldukça sert bir yazı yazdı.

"Yaşatmak" başlıklı yazısında Altan şu satırlarla başladı:

Gediktepe baskınını hatırlıyorsunuz, değil mi?
Hani genç askerler ölmüştü de Başbakan ile Genelkurmay Başkanı çocukların öldüğü mevzileri ziyaret etmişlerdi.
Genelkurmay, bölgeden sorumlu olan tümenin komutanının "kahramanlığını" geçtiğimiz Cuma günü ballandıra ballandıra anlatmıştı.
Onca komutan arasından övmek için Gediktepe bölgesinden sorumlu olan komutanı seçmişlerdi.
Bugün bir faks yayınlıyoruz.
Terörle Mücadele Müdürlüğü'nden Şemdinli Jandarma Komutanlığı'na çekilmiş.
Polis istihbaratı, PKK'nın baskın yapacağı taburu, hatta mevzileri bile bildirmiş.
Sadece, polisin söylediği baskın saatinden "otuz saat" sonra gerçekleşmiş baskın.
Ve, tam da polisin bildirdiği yer basılmış.
Böyle bir "istihbarat" alan bir birlik "baskına" uğrar mı?
"Baskın" denen şey "habersiz", aniden yapılır.
Böyle üç gün önceden gelen istihbarat raporuna rağmen bir tabur nasıl baskına uğrar?
Nasıl olur da orada on bir asker ölür?
Nasıl olur da "basılacak" olan taburun karşısındaki tepelere PKK katırla 150 kiloluk ağır silahlar çıkartabilir?
Bu, komutanların "geleceğini bile bile" yedikleri kaçıncı baskın?
Genelkurmay bu konularda ya saçma sapan suçlamalar yapıyor bu haberleri veren bizim gazeteyle ilgili, ya da hiç ağzını açmıyor.
Ama konuşması gerekiyor.

SİZ NASIL KOMUTANSINIZ?

Altan yazısının bu bölümünde üslubunu iyice serleştirerek şöyle sordu:

Siz nasıl bir ordusunuz?
Nasıl komutanlarsınız?
Niye her seferinde baskının geldiğini bildiğiniz halde askerleri korumak için bir önlem almıyorsunuz?
Amacınız ne?
Hesabınız ne?
Böyle her baskından sonra zavallı askerlerin cenazeleri evlerine büyük törenlerle gönderiliyor, medya PKK'yı lanetleyen haberler yapıyor, Türkler'de PKK düşmanlığı adı altında Kürt düşmanlığı pekişiyor ve ülke kutuplara ayrılıyor.
Bugün, ülkenin kenarına gelmiş gibi gözüktüğü "iç savaşın" alt yapısını bu baskınlar ve bu baskınlarda kurban edilen çocuklar hazırlıyor.
Eğer ordu gerçek bir ordu gibi davransa, istihbaratı ele geçirdikten sonra "caydırıcı" önlemler alsa, PKK baskın yapmaktan vazgeçer, çekilir, çatışma olmaz, çocuklar ölmez ve ülke bu kadar gerilmez.
Niye yapmıyorsunuz görevinizi?
Niye çocukları ölüme bırakıyorsunuz?
Neden ülkeyi bir iç savaş iklimine sokuyorsunuz?
Eğer bu yapılanlar ordunun "ortak kararıyla" gerçekleşmiyorsa, o zaman neden "hatalı" komutanı görevinden almıyor, halka bu "hatayı" açıklamıyorsunuz?
Neden tam aksine davranıyorsunuz.
Dağlıca'da bile bile baskın yiyen komutana madalya veriyorsunuz, Gediktepe'de bile bile baskın yiyen komutanı basın toplantılarıyla övüyorsunuz.
Neden "baskın" yiyen komutanlar sizin için bu kadar kıymetli?
İnegöl'de, Dörtyol'da kabaran düşmanlık bu baskınların üstünde yükseliyor.
BDP'li Kürt yöneticilerin bir kısmı da bu "gerginliği" alabildiğine körüklemeye uğraşıyor, bir çatışma çıkacağını bile bile yüz arabalık konvoylarla Hatay'a gitmeye kalkıyorlar.
Orada saldırıya uğrayan Kürtlere güven verecek bir "politik heyet" göndermek yerine, yüz arabalık bir grup göndermenin anlamı ne?
Allahtan BDP'nin başkanı Selahattin Demirtaş müdahale etmiş de konvoy geri dönmüş.
Kalabalık Kürt ve Türk grupları karşı karşıya gelmemiş.
Bir facia önlenmiş.

KANLI BİR BELAYA ÇARPACAĞIZ!

Altan'ın yazısının son bölümü adeta alarm niteliğinde:

Bugün insanları "yaşatmak" için değil "öldürmek" için hareketlenmiş birileri var iki yanda da.
Ve, bu ölümlerin bir salgın gibi bütün ülkeye yayılmasını istiyorlar.
Ölümlerin "salgın" haline gelmesini isteyen Türklerle Kürtler varsa, insanların yaşamasını sağlamak isteyen Kürtlerle Türkler de var.
Hep birlikte hesap sorarsak bu kanlı oyunu bozarız.
Türkler orduya sorsun, "bu baskınları neden önlemiyorsun" diye.
Kürtler de kendi politikacılarına sorsun, "gerginliği kışkırtarak özellikle Batı'da yaşayan Kürtleri neden tehlikeye atıyorsunuz" diye.
Öldürmek isteyenlere karşı "yaşatmak" isteyenler harekete geçmeli.
Soru sormalıyız.
Aksi takdirde, kanlı bir bela çarpacak bu ülkeye.

 

   ihlassondakika.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden
   sorumlu değildir.

 
Diğer Haberler
Yunan ordusunu denize dökmedik
Bayram ve operasyon
Sözcü yazarları fişledi
Ak Saçlılar Meclisi bakın ne yapardı
CHP'nin referandum "sahtekarlığı"
Ali Bulaç: CHP'ye tesettür dersleri
Darbelerden sonra ne yazdılar?
'MHP, Türkeş'in izinden koptu'
Köşe yazarları tercihlerini açıkladı
55 Yıl sonra konuştu!
Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan'a kızdı
Bu “bayram tatili” kimileri için uzun olabilir!..
Diyarbakır’a giden bir Başbakan varken
“Hayatları cehenneme çevrilir”, öyle mi?
Deniz Bey tatilde, Kemal Bey stajda
Tehdit telefonunu köşesine taşıdı
U2 ve Bono da "evet" diyor...
Reuters'tan referandum analizi
Yargı ekonomiyi böyle frenlemiş!
Şehit telefonunda PKK köstebeği!
Ben MHP Genel Başkanı olsaydım...
Türkiye'de bir ilk!
Emine Erdoğan’ın öğrettikleri
İki yazar daha veda etti!
Erdoğan'ın konuşmasındaki şifre kelime
Söz silahı yenecek
Bedri ile Fazıl
Kılıçdaroğlu’nun ölüm kalım savaşı 12 Eylül
12 Eylül cuntası ve soygunlar
Ülkücü paradigmanın iflası
‘Hayır’lar bu kadar masum mu?
'Dünyanın en zengin askeri' Türk?
'TSK'daki 231 bin asker angarya işlerde!'
Referandumda kaybeden tek parti
Gül Başbakanlık koltuğuna oturacak

 

Türkiye Gündemi
>>> 
 
Dünya Gündemi
>>> 
Bize Ulaşın / Künye  |  E-Posta  |  Reklam  |  Gizlilik İlkeleri  |  Kullanım Şartları  |  RSS   |    |    |  
   
ihlassondakika.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Copyright © 2008 - İhlas SON DAKİKA. Her Hakkı Saklıdır.